Alihan Aydın, Alper Aydın ve Yusuf İlbak hakkında “Yasal haraç verdiler” iddiası

Gündem 05.04.2025 - 12:33, Güncelleme: 05.04.2025 - 12:33
 

Alihan Aydın, Alper Aydın ve Yusuf İlbak hakkında “Yasal haraç verdiler” iddiası

Açıkhava Endüstriyel ve Reklamcıkar derneği başkan yardımcısı Alihan Aydın ve abisi Alper Aydın hakkında bir tanık ifade verdi; “Tanık A.T, Subaşı ailesinin İmamoğlu'na çok yakın bir aile olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini anlatarak, ''Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri olan Alper Aydın ve Alihan Aydın ile yakın ilişkileri bulunmaktadır. Eyüp Subaşı, oğlu M. S. açık hava reklam sektöründe büyük rol almaktadır.” dedi.
Reklam firması yetkilisinden Kültür AŞ'ye yönelik "yasal haraç" iddiasıyla tanıklık; İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilişkin sürdürülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tanık olarak ifade veren reklam şirketi sahibi A.T, Kentsel Tasarım Müdürlüğünden ücretsiz alınan reklam izinlerinin, yüksek miktarlarla Kültür AŞ'den alınmaya başlandığını söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden el çektirilen Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor. İBB'den reklam panoları izni alımında 4 milyar liralık kamu zararı iddiası Soruşturmadaki iddialara yönelik tanık olarak ifadesi alınan A.T, reklam şirketi sahibi olduğunu, piyasadaki hemen hemen bütün şirketleri tanıdığını, İBB açık hava reklam alanlarının kiralanması işinin Kültür AŞ üzerinden yürütüldüğünü söyledi. İhalelerdeki usulsüzlükleri anlattı Kültür AŞ'nin bu alanların kiralanmasını bazen konsinye yöntemi bazen de ihaleyle üçüncü özel şirketlere vererek gerçekleştirdiğini ifade eden A.T, "Özellikle 2019'dan sonra Ekrem İmamoğlu döneminde Kültür AŞ tarafından yapılan ihalelerin kime verileceği önceden tespit edilip, şartnamenin ihalenin verileceği şirkete göre düzenlendiğini, bizzat benim şirketimin de bu tip ihalelere katıldığı ve kazanamadığından dolayı bilmekteyim. Bu ihalelerde eğer kendi istedikleri firmalar dışında katılım geldiyse bunları elemek için şartnameye ek yapmak suretiyle bu firmaları sistem dışı bırakmaktadırlar. Geriye kalan şirketler de yan teklif vermek suretiyle zaten ihaleyi alan firma ile önceden anlaştığı için ihale bedelinin altında teklif vererek önceden belirlenen firmanın ihaleyi kazanmasını sağlamaktadırlar." dedi. Tanık A.T. ifadesinin devamında şunları kaydetti: "Örnekleme vermek isterim ki; 50 adet billboard işi için verilen ihalede ihaleyi alan şirket 10 adet iş yapıyor ama 50 adetlik üretim, montaj ve söküm ücreti alıyor. Geriye kalan 40 tanenin ücreti de hiçbir işlem yapılmadan aracı kişilerle paylaşılıyor. Bu suretle büyük miktarda yolsuzluk yapılıyor. Benim anlattığım, üretim ile ilgili en basit olan kısmıdır. Asıl en önemli ve büyük yolsuzluk kiralama ve organizasyon tarafında olmaktadır. Şöyle ki; Burada da Kültür AŞ yine önceden belirlediği kişilere veya şirketlere bu işleri vererek, kendi avantalarını da almak suretiyle yolsuzluklar yapılmaktadır. Bu işin en üst kısmında Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun, İlbak Holding, Subaşı ailesi ve şu an hatırlamadığım Sev medya, Printech reklam, kentvizyon reklam, büyük baskı merkezi gibi birkaç şirket daha vardır. Bu önemli firmalar daha sonra işleri alt şirketlere vererek birkaç aşamada yolsuzluk yapılmaktadır. Alt şirketlerde de naylon fatura, hesaptan çekip elden para teslimi gibi birçok kanuna aykırı işlemler yapılmaktadır. Ben gerek İBB'de gerekse Kültür AŞ'de ve bu çarkın içinde olan diğer şirketleri ve yetkililerini, aracı kişilerin adlarını ve bilgilerini bir dosya hazırlayarak Sayın Başsavcılığınıza yaklaşık 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde teslim edeceğim." Soruşturmadaki Şüphelilerden Kabil Taşçı'nın geçmişte kısa bir zaman yanında çırak olarak çalıştığını, Taşçı'nın son 4 yıldır Kültür AŞ veya belediyeden ihale alan ya da sözleşme imzalayan şirketlere, ajanslara naylon fatura keserek sadece KDV alacağı bedelinden lüks araçlar ve evler edindiğini öne süren tanık A.T, Taşçı gibi naylon fatura kesenlerin isimlerini hazırlayarak savcılığa sunacağını dile getirdi. Tanık A.T, savcılığa soruşturma kapsamında verdiği ikinci ek ifadesinde, İBB'de çalışan zabıtaların zaman zaman şehrin genelinde izinli ya da izinsiz reklam panolarını kesip söktüğünü, bu yolla yeni ihaleler veya sözleşmeler imzalamaya zemin hazırlandığını iddia etti. Bu şekilde rant sağlandığını savunan tanık A.T, "Murat Kapki, E** Reklam ve E**** Advercity gibi reklam firmalarıyla ilişkili bir isimdir. Yanında çalışan B.Ö. ve İ.Y. gibi kişilerle birlikte reklam alanında faaliyet göstermektedir. Murat Kapki, İBB Başkanlığına Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra büyük bir servet sahibi olmuştur. Şehir merkezindeki üst geçitler ve stratejik noktalardaki reklam alanlarını pazarlaması dikkati çekicidir. Normalde bu tür yerler için yüksek kiralar ödenmesi gerekirken çok daha az bedellerle Murat Kapki bu işleri alarak, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde karlar elde etmiştir. Ben 1986'dan beri bu sektörde bulunan biri olarak, bu tür ani yükselişlerin ve bir anda servet sahibi olmanın genellikle yasa dışı işlemlerle ilişkili olduğunu gözlemledim. Sektörde vergi kaçırma, naylon fatura işlemi ve benzer yöntemlerle kazanç sağlama eğilimi yaygındır. Hüseyin Koksal, Beylikdüzü'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. İmamoğlu'nun seçim sponsorluğunu yapmasıyla birlikte U***** M**** gibi firmalarla ilişkileri gelişmiştir ve bu kirli ilişkiler içinde rüşvet döngüsü ile işlerini yürütmektedir." diye konuştu. Tanık A.T, Subaşı ailesinin İmamoğlu'na çok yakın bir aile olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini anlatarak, ''Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri olan Alper Aydın ve Alihan Aydın ile yakın ilişkileri bulunmaktadır.   Eyüp Subaşı, oğlu M. S. açık hava reklam sektöründe etkin rol almaktadır. Bu kişilerin Taşçı ailesinden Kabil Taşçı gibi küçük üreticilerle yakın ilişkileri mevcuttur. Kabil Taşçı'ya naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazanmaktadırlar. Bildiğim kadarıyla gayriresmi kazanılan bu paraların bir kısmı ile bir fon oluşturularak seçim döneminde Ekrem İmamoğlu'nun afişleri, miting organizasyonları, seçim otobüslerinin temini ve giydirme işlemleri finanse edilmektedir. Hatta seçim döneminde harçlık adı altında sokakta vatandaşlara bu paralar verilerek oy kazandırılmaya çalışılmaktadır." ifadelerini kullandı. Tanık A.T. naylon fatura iddialarına ilişkin ise şunları anlattı: "Naylon fatura kesme yöntemiyle Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu bu organizasyonun çok büyük paralar götürdükleri bilinmektedir. Ahmet Çiçek isimli şahıs, A***** A**** N*** R**** Organizasyon, Kabil Taşçı isimli şahıs, A******** isimli firma, Y******* M**** Ferhat Ertek, Cengiz Beğenmez isimli şahıslar, G** R***** yetkilisi R. isimli şahıs, K******* isimli şirket, Yaşar Çeri, naylon fatura kesen şirket ve şahıslardan bazılarıdır. Organizasyon o kadar büyüktür ki naylon fatura kesen kişi ve şirketler hatırladığım kadarıyla bunlardır. Detaylandırmak gerekirse Subaşı ailesine Kabil Taşçı naylon fatura kesmektedir. Yine İlbak ailesi S** M**** ve Advercity gibi şirketler de naylon fatura işlemlerine dahil olmaktadırlar. Hasan Öçsoy da yoğun bir şekilde naylon fatura kesen isimlerden biridir. Yine hatırladığım kadarıyla Serdar Haydanlı isimli şahıs da naylon fatura kesmektedir. Bu verdiğim isim ve şirketlerin aile üyeleri veya yanında çalışan kişiler adına kurulan şirketlerin de naylon fatura kesip kesmediği konusunun araştırılması faydalı olacaktır. Böyle bir şirket kurdurtma durumu varsa muhtemelen benim saydığım kişi veya şirketlerin adresleri ile aynı binada veya yakın bölgede olduğu görülecektir. Bu bahsettiğim sahte fatura kesen kişi veya şirketlere alt sağlayıcı olarak fatura kesen G** organizasyon yetkilisi M.A. ve M.Ş. isimli şahıs ve şirketleridir." 2019'dan sonra reklam izinlerine Kültür A.'nin naylon fatura kestiği iddiası M.A'nın özellikle şüpheli Taşçı'ya naylon fatura kestiğini, reklam asmak isteyen şirketlerin 2019'dan önce izinleri İBB'nin Kentsel Tasarım Müdürlüğünden aldığını, İmamoğlu başkanlığa seçildikten sonra izin yetkisinin Kültür AŞ'ye geçtiğini ifade eden tanık A.T, "2019 öncesi izinlerden herhangi bir ücret istenmezdi. 2019 senesinden sonra Kültür AŞ tarafından bu izinler için yüksek miktarlarda ücretler istendi. Bir nevi yasal haraç kesiliyordu. Hala da bu işleyiş devam etmektedir. Kültür AŞ bu izinler için aldıkları ücretlere tasarım bedeli vb. adı altında fatura kesmektedir. Böylelikle haraç resmiyete bağlanmaktadır. Topladıkları bu paraları ise muvazaalı sözleşmeler ile yandaş şirketlere aktarmaktadırlar. Bu şirketler veya alt şirketlerden bu yöntemle naylon faturalar kesilmektedir. Bu organizasyonun başında Ekrem İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve S.T. bulunmaktadır." dedi. Tanık 3 kez ifade verdi Tanık A.T, üçüncü kez savcılığa verdiği beyanda ise şunları anlattı: "Daha önceki ifadelerimde sahte fatura kesen şahıs ve şirketlerden bahsetmiştim. Bunlara ek olarak, bu şahıs ve şirketlerden para çekildikten sonra elden paraları alıp belediye yetkililerine veya kasa kimse ona elden götüren şahsın V*** Organizasyon yetkilisi olan V. isimli soyadını bilmediğim şahıs olduğunu biliyorum. Özellikle Kabil Taşçı ve şirketlerinden, Subaşı ailesi ve şirketlerinden bu gayriresmi paraları elden teslim alıp dağıtımını yapan kişi V'dir. Bu para dağıtımına ilişkin bir gizli toplantı yapılıyor ise bahsettiğim V. isimli şahıs da büyük ihtimalle bu toplantılara katılıyordur. Ayrıca Z.T. isimli avukatın üzerine Kapki'lerin ve Hüseyin Köksal'ın bazı şirketleri kurdurduğunu ve Z.T. adına kayıtlı bu şirketler üzerinden açık hava reklam ve organizasyon işlerini yürüttüğünü de belirtmek istiyorum.'' "Ali Gül'ün satılan dairelerin paralarını kendi firması aktardığını gördüm" Tanık D.A. ise, 2016-2017 yıllarında Gül İnşaat'ın sahiplerinden olan, soruşturmanın şüphelisi Zafer Gül'ün şirketinde sigortalı olarak ve satışını yaptığı dairelerden prim alma karşılığında çalıştığını belirtti. Beylikdüzü Beykent'te bulunan ve Gül İnşaat'ın o dönemde başlatmış olduğu 11. Mahalle isimli inşaat projesinin satışını yapmak üzere Zafer Gül'ün kendisini çağırdığını kaydeden D.A, Gül'ün kendisine, "Burada 3 ortak olduklarını, bu ortaklardan kardeş olan Ali Gül (şüpheli) ve O.G'nin birlikte olduğunu, diğer iki ortağın kendisi ve arsa sahibi Uğur Güngör olan Mus Can İnşaat olacağını, burada yapacağı satışlardan kendisine yüzde 1 prim vereceklerini" söylediğini ifade etti. D.A, bu projeyle ilgili satış yapabilmek için çalışmalara başladığını dile getirdiği ifadesinde, "Ali Gül tarafından satılan tüm dairelerin ödemelerini ortak hesaba aktarması gerekirken kendi firması olan, tam ismini hatırlamadığım yine 'Gül' ile başlayan bir şirkete bu paraları aktardığını gördüm. Bunu duyan Zafer Gül ve Mus Can İnşaat, yapılan satışları ayrı ayrı kendi hesaplarına almaya başladılar. Sonrasında kendi aralarında tartışma başladı ve eski Gürpınar Belediye Başkanı olan Velittin Küçük şahıslara arabuluculuk yapmaya çalıştı. Fakat taraflar anlaşamayarak mahkemelik oldular. Bir dönem dairelerin tapularını alamayan hak sahiplerinin projenin önüne gelerek eylem yaptıklarını ve bu durumun basına yansıdığını hatırlıyorum." dedi. Dönem dönem projenin resmi kat yüksekliğinde olmadığına ve üzerine ekstradan 4 veya 5 kat alındığına Ali Gül'ün konuşması esnasında tanık olduğunu kaydeden D.A, "Uğur Güngör, Zafer Gül, vefat eden avukat O.G'nin projeyle, inşaat düzenlemesiyle ilgili birçok kez belediyeye gittiklerini ve görüştüklerini biliyorum." ifadesini kullandı. "Gül İnşaat'ın Beylikdüzünde Belediye ile yaptığı kirli işleri ilçede yaşayan ve emlak işiyle uğraşan herkesin bildiğini" öne süren D.A, misal, Perlavista Alışveriş Merkezinde ofis statüsünde gösterilmesi gereken yerin daire olarak gösterilmesi nedeniyle yüksek miktarlarda ceza yenildiğini iddia etti
Açıkhava Endüstriyel ve Reklamcıkar derneği başkan yardımcısı Alihan Aydın ve abisi Alper Aydın hakkında bir tanık ifade verdi; “Tanık A.T, Subaşı ailesinin İmamoğlu'na çok yakın bir aile olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini anlatarak, ''Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri olan Alper Aydın ve Alihan Aydın ile yakın ilişkileri bulunmaktadır. Eyüp Subaşı, oğlu M. S. açık hava reklam sektöründe büyük rol almaktadır.” dedi.

Reklam firması yetkilisinden Kültür AŞ'ye yönelik "yasal haraç" iddiasıyla tanıklık;

İstanbul Büyükşehir Belediyesine ilişkin sürdürülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tanık olarak ifade veren reklam şirketi sahibi A.T, Kentsel Tasarım Müdürlüğünden ücretsiz alınan reklam izinlerinin, yüksek miktarlarla Kültür AŞ'den alınmaya başlandığını söyledi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden el çektirilen Ekrem İmamoğlu ve 99 şüpheli hakkında "suç örgütü yöneticisi olmak", "suç örgütüne üye olmak", "irtikap", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen yolsuzluk soruşturması sürüyor.

İBB'den reklam panoları izni alımında 4 milyar liralık kamu zararı iddiası

Soruşturmadaki iddialara yönelik tanık olarak ifadesi alınan A.T, reklam şirketi sahibi olduğunu, piyasadaki hemen hemen bütün şirketleri tanıdığını, İBB açık hava reklam alanlarının kiralanması işinin Kültür AŞ üzerinden yürütüldüğünü söyledi.

İhalelerdeki usulsüzlükleri anlattı

Kültür AŞ'nin bu alanların kiralanmasını bazen konsinye yöntemi bazen de ihaleyle üçüncü özel şirketlere vererek gerçekleştirdiğini ifade eden A.T, "Özellikle 2019'dan sonra Ekrem İmamoğlu döneminde Kültür AŞ tarafından yapılan ihalelerin kime verileceği önceden tespit edilip, şartnamenin ihalenin verileceği şirkete göre düzenlendiğini, bizzat benim şirketimin de bu tip ihalelere katıldığı ve kazanamadığından dolayı bilmekteyim. Bu ihalelerde eğer kendi istedikleri firmalar dışında katılım geldiyse bunları elemek için şartnameye ek yapmak suretiyle bu firmaları sistem dışı bırakmaktadırlar. Geriye kalan şirketler de yan teklif vermek suretiyle zaten ihaleyi alan firma ile önceden anlaştığı için ihale bedelinin altında teklif vererek önceden belirlenen firmanın ihaleyi kazanmasını sağlamaktadırlar." dedi.

Tanık A.T. ifadesinin devamında şunları kaydetti:

"Örnekleme vermek isterim ki; 50 adet billboard işi için verilen ihalede ihaleyi alan şirket 10 adet iş yapıyor ama 50 adetlik üretim, montaj ve söküm ücreti alıyor. Geriye kalan 40 tanenin ücreti de hiçbir işlem yapılmadan aracı kişilerle paylaşılıyor. Bu suretle büyük miktarda yolsuzluk yapılıyor. Benim anlattığım, üretim ile ilgili en basit olan kısmıdır. Asıl en önemli ve büyük yolsuzluk kiralama ve organizasyon tarafında olmaktadır. Şöyle ki; Burada da Kültür AŞ yine önceden belirlediği kişilere veya şirketlere bu işleri vererek, kendi avantalarını da almak suretiyle yolsuzluklar yapılmaktadır. Bu işin en üst kısmında Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun, İlbak Holding, Subaşı ailesi ve şu an hatırlamadığım Sev medya, Printech reklam, kentvizyon reklam, büyük baskı merkezi gibi birkaç şirket daha vardır. Bu önemli firmalar daha sonra işleri alt şirketlere vererek birkaç aşamada yolsuzluk yapılmaktadır. Alt şirketlerde de naylon fatura, hesaptan çekip elden para teslimi gibi birçok kanuna aykırı işlemler yapılmaktadır. Ben gerek İBB'de gerekse Kültür AŞ'de ve bu çarkın içinde olan diğer şirketleri ve yetkililerini, aracı kişilerin adlarını ve bilgilerini bir dosya hazırlayarak Sayın Başsavcılığınıza yaklaşık 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde teslim edeceğim."

Soruşturmadaki Şüphelilerden Kabil Taşçı'nın geçmişte kısa bir zaman yanında çırak olarak çalıştığını, Taşçı'nın son 4 yıldır Kültür AŞ veya belediyeden ihale alan ya da sözleşme imzalayan şirketlere, ajanslara naylon fatura keserek sadece KDV alacağı bedelinden lüks araçlar ve evler edindiğini öne süren tanık A.T, Taşçı gibi naylon fatura kesenlerin isimlerini hazırlayarak savcılığa sunacağını dile getirdi.

Tanık A.T, savcılığa soruşturma kapsamında verdiği ikinci ek ifadesinde, İBB'de çalışan zabıtaların zaman zaman şehrin genelinde izinli ya da izinsiz reklam panolarını kesip söktüğünü, bu yolla yeni ihaleler veya sözleşmeler imzalamaya zemin hazırlandığını iddia etti.

Bu şekilde rant sağlandığını savunan tanık A.T, "Murat Kapki, E** Reklam ve E**** Advercity gibi reklam firmalarıyla ilişkili bir isimdir. Yanında çalışan B.Ö. ve İ.Y. gibi kişilerle birlikte reklam alanında faaliyet göstermektedir. Murat Kapki, İBB Başkanlığına Ekrem İmamoğlu seçildikten sonra büyük bir servet sahibi olmuştur. Şehir merkezindeki üst geçitler ve stratejik noktalardaki reklam alanlarını pazarlaması dikkati çekicidir. Normalde bu tür yerler için yüksek kiralar ödenmesi gerekirken çok daha az bedellerle Murat Kapki bu işleri alarak, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde karlar elde etmiştir. Ben 1986'dan beri bu sektörde bulunan biri olarak, bu tür ani yükselişlerin ve bir anda servet sahibi olmanın genellikle yasa dışı işlemlerle ilişkili olduğunu gözlemledim. Sektörde vergi kaçırma, naylon fatura işlemi ve benzer yöntemlerle kazanç sağlama eğilimi yaygındır. Hüseyin Koksal, Beylikdüzü'nde tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanıdır. İmamoğlu'nun seçim sponsorluğunu yapmasıyla birlikte U***** M**** gibi firmalarla ilişkileri gelişmiştir ve bu kirli ilişkiler içinde rüşvet döngüsü ile işlerini yürütmektedir." diye konuştu.

Tanık A.T, Subaşı ailesinin İmamoğlu'na çok yakın bir aile olduğunu, şirketlerinin son 5 yılda çok büyük haksız kazançlar elde ettiğini anlatarak, ''Bu şirketlerin Sev Medya yetkilileri olan Alper Aydın ve Alihan Aydın ile yakın ilişkileri bulunmaktadır.
 

Eyüp Subaşı, oğlu M. S. açık hava reklam sektöründe etkin rol almaktadır. Bu kişilerin Taşçı ailesinden Kabil Taşçı gibi küçük üreticilerle yakın ilişkileri mevcuttur. Kabil Taşçı'ya naylon fatura kestirerek gayriresmi para kazanmaktadırlar. Bildiğim kadarıyla gayriresmi kazanılan bu paraların bir kısmı ile bir fon oluşturularak seçim döneminde Ekrem İmamoğlu'nun afişleri, miting organizasyonları, seçim otobüslerinin temini ve giydirme işlemleri finanse edilmektedir. Hatta seçim döneminde harçlık adı altında sokakta vatandaşlara bu paralar verilerek oy kazandırılmaya çalışılmaktadır." ifadelerini kullandı.

Tanık A.T. naylon fatura iddialarına ilişkin ise şunları anlattı:

"Naylon fatura kesme yöntemiyle Ekrem İmamoğlu'nun kurduğu bu organizasyonun çok büyük paralar götürdükleri bilinmektedir. Ahmet Çiçek isimli şahıs, A***** A**** N*** R**** Organizasyon, Kabil Taşçı isimli şahıs, A******** isimli firma, Y******* M**** Ferhat Ertek, Cengiz Beğenmez isimli şahıslar, G** R***** yetkilisi R. isimli şahıs, K******* isimli şirket, Yaşar Çeri, naylon fatura kesen şirket ve şahıslardan bazılarıdır. Organizasyon o kadar büyüktür ki naylon fatura kesen kişi ve şirketler hatırladığım kadarıyla bunlardır. Detaylandırmak gerekirse Subaşı ailesine Kabil Taşçı naylon fatura kesmektedir. Yine İlbak ailesi S** M**** ve Advercity gibi şirketler de naylon fatura işlemlerine dahil olmaktadırlar. Hasan Öçsoy da yoğun bir şekilde naylon fatura kesen isimlerden biridir. Yine hatırladığım kadarıyla Serdar Haydanlı isimli şahıs da naylon fatura kesmektedir. Bu verdiğim isim ve şirketlerin aile üyeleri veya yanında çalışan kişiler adına kurulan şirketlerin de naylon fatura kesip kesmediği konusunun araştırılması faydalı olacaktır. Böyle bir şirket kurdurtma durumu varsa muhtemelen benim saydığım kişi veya şirketlerin adresleri ile aynı binada veya yakın bölgede olduğu görülecektir. Bu bahsettiğim sahte fatura kesen kişi veya şirketlere alt sağlayıcı olarak fatura kesen G** organizasyon yetkilisi M.A. ve M.Ş. isimli şahıs ve şirketleridir."

2019'dan sonra reklam izinlerine Kültür A.'nin naylon fatura kestiği iddiası

M.A'nın özellikle şüpheli Taşçı'ya naylon fatura kestiğini, reklam asmak isteyen şirketlerin 2019'dan önce izinleri İBB'nin Kentsel Tasarım Müdürlüğünden aldığını, İmamoğlu başkanlığa seçildikten sonra izin yetkisinin Kültür AŞ'ye geçtiğini ifade eden tanık A.T, "2019 öncesi izinlerden herhangi bir ücret istenmezdi. 2019 senesinden sonra Kültür AŞ tarafından bu izinler için yüksek miktarlarda ücretler istendi. Bir nevi yasal haraç kesiliyordu. Hala da bu işleyiş devam etmektedir. Kültür AŞ bu izinler için aldıkları ücretlere tasarım bedeli vb. adı altında fatura kesmektedir. Böylelikle haraç resmiyete bağlanmaktadır. Topladıkları bu paraları ise muvazaalı sözleşmeler ile yandaş şirketlere aktarmaktadırlar. Bu şirketler veya alt şirketlerden bu yöntemle naylon faturalar kesilmektedir. Bu organizasyonun başında Ekrem İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle Murat Ongun ve S.T. bulunmaktadır." dedi.

Tanık 3 kez ifade verdi

Tanık A.T, üçüncü kez savcılığa verdiği beyanda ise şunları anlattı:

"Daha önceki ifadelerimde sahte fatura kesen şahıs ve şirketlerden bahsetmiştim. Bunlara ek olarak, bu şahıs ve şirketlerden para çekildikten sonra elden paraları alıp belediye yetkililerine veya kasa kimse ona elden götüren şahsın V*** Organizasyon yetkilisi olan V. isimli soyadını bilmediğim şahıs olduğunu biliyorum. Özellikle Kabil Taşçı ve şirketlerinden, Subaşı ailesi ve şirketlerinden bu gayriresmi paraları elden teslim alıp dağıtımını yapan kişi V'dir. Bu para dağıtımına ilişkin bir gizli toplantı yapılıyor ise bahsettiğim V. isimli şahıs da büyük ihtimalle bu toplantılara katılıyordur. Ayrıca Z.T. isimli avukatın üzerine Kapki'lerin ve Hüseyin Köksal'ın bazı şirketleri kurdurduğunu ve Z.T. adına kayıtlı bu şirketler üzerinden açık hava reklam ve organizasyon işlerini yürüttüğünü de belirtmek istiyorum.''

"Ali Gül'ün satılan dairelerin paralarını kendi firması aktardığını gördüm"

Tanık D.A. ise, 2016-2017 yıllarında Gül İnşaat'ın sahiplerinden olan, soruşturmanın şüphelisi Zafer Gül'ün şirketinde sigortalı olarak ve satışını yaptığı dairelerden prim alma karşılığında çalıştığını belirtti.

Beylikdüzü Beykent'te bulunan ve Gül İnşaat'ın o dönemde başlatmış olduğu 11. Mahalle isimli inşaat projesinin satışını yapmak üzere Zafer Gül'ün kendisini çağırdığını kaydeden D.A, Gül'ün kendisine, "Burada 3 ortak olduklarını, bu ortaklardan kardeş olan Ali Gül (şüpheli) ve O.G'nin birlikte olduğunu, diğer iki ortağın kendisi ve arsa sahibi Uğur Güngör olan Mus Can İnşaat olacağını, burada yapacağı satışlardan kendisine yüzde 1 prim vereceklerini" söylediğini ifade etti.

D.A, bu projeyle ilgili satış yapabilmek için çalışmalara başladığını dile getirdiği ifadesinde, "Ali Gül tarafından satılan tüm dairelerin ödemelerini ortak hesaba aktarması gerekirken kendi firması olan, tam ismini hatırlamadığım yine 'Gül' ile başlayan bir şirkete bu paraları aktardığını gördüm. Bunu duyan Zafer Gül ve Mus Can İnşaat, yapılan satışları ayrı ayrı kendi hesaplarına almaya başladılar. Sonrasında kendi aralarında tartışma başladı ve eski Gürpınar Belediye Başkanı olan Velittin Küçük şahıslara arabuluculuk yapmaya çalıştı. Fakat taraflar anlaşamayarak mahkemelik oldular. Bir dönem dairelerin tapularını alamayan hak sahiplerinin projenin önüne gelerek eylem yaptıklarını ve bu durumun basına yansıdığını hatırlıyorum." dedi.

Dönem dönem projenin resmi kat yüksekliğinde olmadığına ve üzerine ekstradan 4 veya 5 kat alındığına Ali Gül'ün konuşması esnasında tanık olduğunu kaydeden D.A, "Uğur Güngör, Zafer Gül, vefat eden avukat O.G'nin projeyle, inşaat düzenlemesiyle ilgili birçok kez belediyeye gittiklerini ve görüştüklerini biliyorum." ifadesini kullandı.

"Gül İnşaat'ın Beylikdüzünde Belediye ile yaptığı kirli işleri ilçede yaşayan ve emlak işiyle uğraşan herkesin bildiğini" öne süren D.A, misal, Perlavista Alışveriş Merkezinde ofis statüsünde gösterilmesi gereken yerin daire olarak gösterilmesi nedeniyle yüksek miktarlarda ceza yenildiğini iddia etti

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve nethaberler.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.