Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Ahmad Mohammadi; Asiliğin bedeli!

       

             Uluslararası kurallara ve konvansiyonel sözleşmelere tamamen aykırı olan bu facianın ardından bu rejimi destekleyen hükümetler, asgari düzeyde olan bir kınamayı bile yapmamışlardır. Batılı ülkelerin Siyonist rejimi desteklemesi ve kınamaması elbette ilk kez yaşanan bir durum değildir. Siyonist rejim daha önce de bazı destekçilerinin yeşil ışığıyla, İran İslam Cumhuriyeti’nin çıkarlarına ve güvenliğine karşı terör operasyonları gerçekleştirmiştir. Çok sayıda bilim insanına ve üniversite profesörüne suikast düzenlenmesi, İran’daki bazı grupları bombalamaları ve terör eylemlerine destek verilmesi, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı casus ağının örgütlenmesi ve son zamanlarda davet üzerine Suriye’de bulunan İranlı askeri danışmanlara yönelik birçok suikast girişimi, bu şer odaklı işlemlerden bazılarıdır.

Birleşmiş Milletler’in, haydut İsrail hükümetini sorumlu tutamaması ve Güvenlik Konseyi’nin etkisizliği göz önüne alındığında, İran İslam Cumhuriyeti kaçınılmaz olarak meşru savunma hakkını kullanma ve Anayasa’da belirtilen doğuştan gelen hak ve meşru savunma hakkını kullanma yoluna gitmiştir. Birleşmiş Milletler Bildirisinin 51. maddesine dayanarak, bu isyancı rejime karşı bir savunma harekâtıyla onu hedef alarak, cezalandırmıştır.

              Farklı ülkelerdeki bağımsız medya kuruluşları ve analistler, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu kararlı ve haklı eylemini övdüğünü ve bunu her ülkenin doğal hakkı olarak gördüğü için, İran ordusunun bu sahte rejimin savunma sistemlerine nüfuz etmesi ve üstünlüğü takdire şayan , tarihi bir savunma operasyonu olduğunu değerlendirmişlerdir.


           İran’ın askeri ve siyasi yetkilileri, Siyonist rejime karşı bu aşamayı yeterli görmüş ve verdikleri beyanatlarda, Amerika ve İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı askeri harekât yapmak istemeleri halinde daha ağır bir karşılıkla cevap vereceklerini ifade etmişlerdir.

           Bölgede son dönemde yaşanan gelişmelere bakıldığında, uluslararası kuruluşların barış ve güvenliğin sağlanmasında etkisiz kalması ve bazı ülkelerin ikili politikaları, bu rejimin isyankarlığına meydan vererek uluslararası kuralları tanımamaya meydan vermektedir.

Barış yanlısı ve istikrarı savunan ülkelerin, hiç bir uluslararası kurala bağlı olmayan bu rejimin, yaptıklarının hesabını verebilme sorumluğunu yerine getirebilmesi için daha ciddi çabagöstermelidirler.

Ahmad Mohammadi
İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu